sonym4

Ses nereden geliyor?

Seçim sandıklar, siyasi seslerin volümlerini ayarladı. Demokrasi geleneğinde olduğu gibi sıralamayı kişilerin sesleri değil oyların sayısı belirledi. Merhaba sevgili okuyucularım. Ateksis’in katkıları ile bir sayıda daha beraber olduk. Bir önceki sayı ile şuan arasında ülkemizde hareketli günler yaşadık. Herkesin merak ile beklediği seçim sonuçları için siyasilerin hırslı, coşkulu, laf atmalı, sataşmalı, az da olsa ki bu sevindirici bir durum, daha az olaylı bir seçim süreci geçirdik. Seçim sonuçlarındaki yüzdesel oran dağılımlarına göre siyasilerin sesleri de o oranda çıkmaya başladı. Sandıklar, siyasi seslerin volümlerini ayarladı. Demokrasi geleneğinde olduğu gibi sıralamayı kişilerin sesleri değil oyların sayısı belirledi. Bence ülkemizi gelecek nesillere layığı ile taşıyacak bir siyaset olmasını temenni edelim gerisini siyasilere bırakalım. Sonuçların demokrasi içindeki herkese hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu sene Mobil Dünya Kongresi toplandı ve burada firmalar kendi ar-gelerinde ortaya çıkardıkları cihazları ve çalışmaları kullanıcıları ile paylaştılar. Bende bu kongreden sizler için kısa alıntılar paylaşacağım.Barcelona’da yapılan dünyanın en büyük mobil kongresinde sadece akıllı telefonlar değil elektronik cihaz tasarımları, otomotiv sektörü için elektronik ürünler, giyilebilir teknolojiler de dâhil olmak üzere izlenmeye değer şekilde ciddi emek verilmiş ürünler sergilendi. Benim için önemli olan ürün; telefonlar. Sesin geldiği yer çok önemli, bir de nasıl geldiği önemli tabi. Sıra ile bakalım…

Samsung S6: Samsung’da bir devrim denebilir. Alüminyum kasa, kablosuz şarj, 64 bitlik işlemci, 5,1 inçlik HD süper AMOLED ekran, KNOX parmak izi tarayıcı, sanal kredi kartı hizmetleri de verebiliyor. Nisanda satışına başlanacak ve tahmini fiyatı 2.000 TL olacak.
Samsung Galaxy S6 Edge: Mükemmel bir tasarım. Rehberinizdeki kayıtlı 5 kişiye renk atayabiliyorsunuz. Telefonunuz ters bile olsa arayanı bileceksiniz. Renk atadığınız kişilere mesaj veya e-posta göndermek için seçilmiş renklere dokunmanız yeterli olacaktır.
Saygus V2: Android KİTKAT işletim sistemi, 21megapiksel kamera, değiştirilebilir pil özelliği, 64 GB dâhili hafıza kartı + 200 GB microSD kartı ile toplam 464 GB depo alanı. Su geçirmez kasa, biometrik parmak izi okuyucu. Mayıs ayında satışa sunulacak telefon 600$’a alıcısı ile buluşacak.

HTC One M9:Firmanın 3. versiyon telefonu altın ve gümüş renklerinde tanıtıldı. Eskilerine nazaran daha küçük olan bir telefon ve alüminyum gövdeye sahip. HTC’nin akıllı göz yazılımı, bö- lünmüş çekimler oluşturmayı, sesli selfieler çekmeyi destekliyor. Mart ayında 2.000 TL üzerinde satılacak.
Alcatel One Touch Idol 3: 5,5 inç ekrana sahip telefon Snapdragon 615 işlemciye ve 2 GB RAM’e sahip. 16 ve 32 GB depolama seçeneği sunan telefon cihazında 13 MP ana kamera bulunmaktadır. 7,4 mm kalınlığında olan cihaz bataryası 2910 mAh olarak tasarlanmış. Nisan ayında 250 $’dan satılacak.
Lenova Vibe Shot: Telefon ile kamera arasında kalmı melez bir cihaz. Altı parçalı modüler lens ve 16 megapiksel düşük ışık görüntü sensörü, optik görünt sabitleme sistemi bulunan Lenovo Vibe Shot’un haziran ayında 350 $ ile satışına başlanacak.
Gionee Elife S 5.1: 5,15 mm gibi bir inceliğe sahip olan bu akıllı telefon Qualcomm Snapdragon 400 1,2 GHz ARM Cortex-A7 işlemciye sahip. 16 GB dâhili depolama kapasitesi ve 1 G ram bulunan Gionee Elife’ın S5.1 4,8 inç ekranı bulunuyor. 67,4 x139,8 x 5,15 mm boyutlarında 140 gram ağırlığındadır. Hindistan’da satılacak bu telefon için Hintli telefon severlerin 800 TL ödemeleri gerekecek.
Sony Xperia M4 Aqua ; 138 gr. Ağırlığında ki Sony 64 Bit Sekiz Çekirdekli Snapdragon işlemci, 5 inç HD ekran ve 13 MP ana kamera ile 5 MP ön kamera ile bana göre çok da ya bir cihaz değil. 30 dakika boyunca 1,5 metreye kadar suda kalmaya dayanıklı ve toza karşı korumalı. Sony den daha fazla bir beklenti de olduğum için belki de bu cihaz bana sıradan geldi. Fiyatı net olmamak ile beraber rakiplerinden daha ucuz olacağı bekleniyor.

Mobil taraf da durumlar böyle. Seslerimiz an içinde yalın olarak gelebileceği gibi resim ile birlikte de gelebilecek, depolanacak, iyi veya kötü cümleler taşısa da sesler daha net gelecek. Son kullanıcı iletişimde tercihini mobil olarak kullanmak istiyorsa yatırımcı da buna hemen yanıt veriyor. Yatırımcı mobil sistemlere para harcamaya başladıkça da yazılımcı ve üreticiler bu kanala doğru ar-ge çalışmalarını hızlıca yönlendiriyorlar. Yeni yazılımlar bunlara göre yeni cihazlar bunlara göre yeni alt yapılar hızlıca gelişiyor. Tüm dünyada iletişimin mobil tarafa gittiği düşünülür ise sabit hatlar ile iletişim hizmeti veren operatörler de boş durmuyorlar. Sektörde o ilk zamanlardaki imparatorluklarını özlemelerine rağmen yaratıcı da oluyorlar. Sabit telefon sistemleri tarafında ise Türk Telekom’un yeni başlattığı sanal santral kampanyası kullanıcılara ekonomik avantajlar sunuyor. Sabit hatlar bir süre daha olmaya devam edecek; olması da kesinlikle gerekiyor. En azından kablolu haberleşme güvenlik için daha fazla seçeneği olan bir çözüm. Telefon santralleri de yakında tarih olacak gibi; santralleri eskitme çalışmaları da hızlıca sahada yerini almaya başladı. Buna sanal telefon santralleri de deniyor, şu anda bir operatörün kampanyası da devam etmektedir. Sanal santral hizmetinde; TT sanal santral hizmeti kapsamında teçhizat kampanyasında taahhü veren müşteriler bu hizmetin verilmesi için gereken teçhizatları taahhüt süresi boyunca ücretsiz kullanıyor. Kampanya 31 Temmuz’da bitiyor. Bu konu orta ve küçük ölçekli firmalar için son derece akıllı bir çözüm. Kampanyaya 3 yıl taahhüt verilmesi halinde iç hat adedi kadar (burada bir sınır belirtilmemiş) IP telefon ve yapılacak keşif doğrultusun da ROUTER cihazı, 4 yıl taahhüt verilmesi halinde ise bu teçhizatlara ek olarak ihtiyaç kadar switchi hizmet kapsamında ücretsiz olarak vermektedir. Burada switch markaları Cisco veya Huawei olarak belirtilmiş Artık Ankara’da her yayını kolaylıkla bulabileceğiniz Milli Kütüphane’ye sabit telefon hatları veya sabit telefon makinaları hakkında herhangi bir yayın gelmiyor. Demek ki bu konu üzerinde üretici, yazılımcı, yatırımcı vb. kişiler çalışmıyorlar. Telefon sistemlerini de eskitiyoruz. Eskimişlik derken de biraz da etrafım ile ilgili olsa gerek; bizlerin eskileri vardı. Eski giysilerimiz, eski eşyalarımız, eski şarkılarımız, eski filmlerimiz, eski arkadaşlarımız vb. Gençlerimize bakıyorum da eskileri olmuyor nedense. O anda kullandıkları eşyalar, giysiler, telefonlar, tabletler, dinledikleri şarkılar vb. Çok güzel paylaşıyorlar keyif ile kullanıyorlar. Ama kullandıkları her ne ise ömrünü doldurduğu an yok ediliyor; bir daha da aranmıyor. Eskimiyor veya eski ile işleri olmuyor. Zaman içindeki farklı dönemlere baktığımızda yeni her dönem de yetişen kuşakların IQ’ları daha yüksek oluyor. Daha hızlı karar verebiliyor ve daha fazla insiyatif kullanabiliyorlar. Başarılı da oluyorlar. Bu sayıda da sona geldik bir atasözümüzün de yeri gelmişken yazalım “Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı.” Her daim güncel kalın güncel yaşayın…

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.